Usta sanatçı Sadık Gürbüz, 50. sanat yılını özel konserlerle kutlamaya hazırlanıyor. Türk halk müziğinin duayeni olarak tanınan Gürbüz, yarım asırlık kariyerinde aşkı, kavgası ve gurbeti türküleriyle anlatmaya devam ediyor.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan sanatçı, tiyatro alanında sekiz yıl süren bir deneyimin ardından müziğe yönelmiş ve Ruhi Su’nun öğrencisi olarak kendini geliştirmiştir. Sadık Gürbüz, 50 yıllık müzik kariyerinde sekiz albüm, üç sinema filmi müziği ve birçok tiyatro bestesi üretmiştir. Ayrıca, sinema ve televizyon projelerinde de oyunculuk yapmasıyla tanınmaktadır.
50. sanat yılı dolayısıyla üç özel konser düzenleyecek olan Gürbüz, yarın saat 20.30’da İstanbul Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde, 15 Mayıs’ta saat 20.30’da İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon’da ve 12 Haziran’da saat 20.30’da Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde dinleyicileriyle buluşacak.
Gürbüz’le, geride bıraktığı 50 yıl hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.
**Tiyatrodan Müzik Yolculuğuna**
Sadık Gürbüz, sanat hayatına 1976 yılında tiyatro ile başladığını ve bu süreçte oyun müzikleri de yaptığını belirtiyor. Ancak, tiyatrodan ayrılmak zorunda kaldıktan sonra halk gecelerinde müzik yapmaya başladığını ifade ediyor. Gürbüz, tiyatroyu bırakma sebebi olarak dönemin iktidarının Muhsin Ertuğrul’u görevden almasından sonra kendi topluluklarının da tiyatrodan uzaklaştırıldığını aktarıyor. Ancak arkadaşlarıyla açtıkları dava sonucunda tiyatroya geri dönenler olduğunu vurguluyor.
**Ruhi Su’nun Etkisi**
Sadık Gürbüz için 50 yılın en önemli anısı hiç şüphesiz Ruhi Su ile tanışmasıdır. Gürbüz, Ruhi Su’nun kendisine türkü söylemenin bağırmaktan ibaret olmadığını öğrettiğini ve müziğin derin anlamını keşfetmesine yardımcı olduğunu belirtiyor.
**Konser Fikirleri**
50. sanat yılı konserini düzenleme fikrinin arkadaşları tarafından önerildiğini paylaşan Gürbüz, ekonomik koşulları göz önünde bulundurarak bilet fiyatlarını düşük tutmaya çalıştığını ifade ediyor. Dinleyici kitlesinin sınırlı olduğunu vurgulayan sanatçı, konserin büyüklüğünün de bu durumu etkileyebileceğini düşünüyor.
**Dinleyicilere Mesajı**
Sadık Gürbüz, dinleyicilerinin zihinlerinde sevgi ve barış temalı türkülerle anılmak istediğini belirtiyor. Aşk ve sevgiye büyük önem verdiğini, bunun dünyadaki yaşamın temel taşı olduğunu ifade ediyor. Onun için sevda türkülerinin önemi büyük; çünkü sevgi, barışın da temelidir.
Sadık Gürbüz, 50 yıl boyunca halk müziğine kattığı değerlerle hafızalarımızda yer edinen bir sanatçı olarak, bu özel konserlerle sanat yolculuğunu taçlandırmaya devam ediyor.