Küresel piyasalarda, jeopolitik gerginliklerin artması ve yapay zeka sektöründeki hisselerde görülen satış baskısı, genel anlamda olumsuz bir seyir izlenmesine yol açıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanması ve taraflar arasındaki açıklamaların olumsuz bir tablo çizmesi, bu durumun başlıca sebepleri arasında yer alıyor. İlgili açıklamalar, piyasaların dalgalanmasına neden olarak satış baskısını artırıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesinin “Pod Force One” programında İran’la bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını belirtti. Trump, “İran nükleer silaha sahip olmamayı çoktan kabul etti. Fikirlerini değiştirebilirler ama bu, kabul etmeleri gereken bir gerçek.” şeklinde konuştu. Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın NATO Zirvesi için Ankara’da bizzat hazır bulunacağını duyurdu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptığı açıklamada, İran savaşının tetiklediği enflasyon artışının “kısa vadeli bir dalgalanma” olduğunu ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ABD ile iletişimin sürdüğünü ve Beyrut’taki saldırıların durdurulması gerektiği konusunda mesajlaştıklarını belirtti. Ancak müzakere sürecinde somut bir ilerleme kaydedilmediğini vurguladı.
Jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi, enflasyon beklentilerini olumsuz yönde etkileyebilir. İsrail ve Lübnan arasında ateşkesin sağlandığına dair haberler, petrol fiyatlarında sınırlı bir gerilemeye neden oldu. Ancak bu gerilimin devam etmesi, küresel piyasalarda satış baskısının sürmesine zemin hazırlıyor.
Diğer yandan, yapay zeka sektöründe Broadcom’un gelir tahminlerindeki hayal kırıklığı, teknoloji hisselerine yönelik risk algısını artırdı. Şirket, yapay zeka yarı iletkenlerinden elde edeceği gelirin mali yılın üçüncü çeyreğinde 16 milyar dolar olacağını açıkladı; bu rakam, 17.2 milyar dolarlık ortalama tahminlerin altında kaldı. Bu durum, yapay zeka rallisinin devam edip etmeyeceği konusunda soru işaretlerine yol açtı ve Broadcom’un hisseleri vadeli piyasada yüzde 11.8 değer kaybetti.
Piyasalardaki risk iştahını olumsuz etkileyen bir diğer faktör ise faiz oranlarının uzun süre yüksek kalabileceğine dair endişelerdir. Makroekonomik verilere bakıldığında, ABD’de özel sektör istihdamı, mayıs ayında 122 bin kişi ile beklentilerin üzerinde bir artış gösterdi. Bu, Ocak 2025’ten bu yana en yüksek artış olarak kaydedildi. Ülkede Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü PMI da mayıs ayında 54.5 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Enflasyonist baskıların yükseldiği bu dönemde, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları dikkatle izleniyor. New York Fed Başkanı John Williams, para politikasının “doğru” konumda olduğunu ve şu an için faiz oranlarını artırmak ya da düşürmek için bir gerekçe görmediğini dile getirdi.
Brent petrolün varil fiyatı, İsrail ve Lübnan arasındaki ateşkes haberinin ardından yüzde 1.1 azalarak 96.2 dolara geriledi. Yüksek petrol fiyatlarının yanı sıra güçlü işgücü piyasası, Fed’in faiz artırımı yapacağı beklentilerini artırdı. Sonuç olarak, dün 5 baz puan artarak yüzde 4.50’ye çıkan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 4.49’da dengelendi. Dolar endeksi, önceki kapanışın hemen altında 99.4 seviyesinde işlem görürken, düşen petrol fiyatları ve dolar endeksinden destek bulan altının ons fiyatı ise yüzde 0.9 artışla 4,473 dolardan işlem görüyor.
