DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik (GPM) toplantısında, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Hatimoğulları, komisyon çalışmalarının sona erdiğini ve artık yasaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, atılacak somut adımların toplumsal güveni artıracağını ifade etti. “Barış ve demokratik süreçlerin başarılı olması sadece Kürtler için değil, tüm Türkiye halkları için hayati öneme sahiptir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda, frene basmak yerine gaza basmamız gereken bir dönemdeyiz” dedi.
Küresel İlerici Seferberlik toplantısı, Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak (PA) tarafından düzenleniyor. Toplantıya dört bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen ve siyasi parti temsilcisi katıldı. Hatimoğulları, buradaki konuşmasını yarın gerçekleştireceklerini ifade ederek, “Bugün farklı kıtalardan siyasi partilerle bir araya gelerek önemli konuları tartışma fırsatı bulduk. Bu toplantının, sosyalistlerin ve solun bir araya gelerek barış, kadın hakları, eşitlik ve adalet için daha güçlü bir ses oluşturmasına vesile olmasını umuyorum” şeklinde konuştu.
Hatimoğulları, yeniden başlatılan Gülistan Doku soruşturması ve eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in açığa alınması hakkında da şunları söyledi: “Türkiye’deki kadın hareketi, ‘Gülistan Doku nerede?’ sorusunu güçlü bir şekilde gündeme getirdi. Ailelerinin gösterdiği kararlılık takdire şayan. Şimdi bu soruşturmanın başlaması, karartılmış delillerin bir kısmının yeniden gün yüzüne çıkması bizim için umut verici. Gülistan Doku, erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti ve akıbeti hâlâ bilinmiyor. Türkiye’deki kadın hareketi, Gülistan Doku’nun yanı sıra Rojin Kabaiş için de adalet talep ediyor. Bu soruşturmanın aydınlatılması büyük önem taşıyor. Umut ediyoruz ki süreç olumlu bir sonuca ulaşır.
Bu konunun üstü kapatılmamalı; soruşturmanın muhatapları, görevde olan ya da geçmişte görev yapmış olan herkes, adaletin önünde hesap vermelidir. Sadece birkaç kişinin ceza alması yeterli olmayacak. Toplumun vicdanını rahatlatacak bir sonuç elde edilmeli. Gülistan Doku’nun akıbetinin açığa çıkması, kadınların ve toplumun huzurunu sağlayacaktır. Adaletin gerçek anlamda tecelli etmesi, benzer vakaların yaşanmaması için kritik öneme sahiptir. Buradan çağrımızı yinelemek istiyorum: Ucu nereye giderse gitsin, tüm sorumluların hesap vermesi sağlanmalıdır.”
