**
İsrail’in hukuksuz bir şekilde alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’na bağlı aktivistlerden bazıları, dün akşam saatlerinde İtalya’ya döndü. 29 İtalyan aktivistten 2’si sabah saatlerinde, 16’sı ise akşam geç saatlerde Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Roma seferiyle Roma Fiumicino Havalimanı’na ulaştı. Aktivistler, aileleri ve destekçileri tarafından coşkulu bir şekilde karşılandı. Fiumicino Havalimanı’nın 3 numaralı terminalinde, Filistin bayraklarıyla gelen 50’den fazla destekçi, “Özgür Filistin”, “Hepimiz antisiyonistiz” ve “İtalya hangi tarafta yer alacağını biliyor” gibi sloganlar attı.
Aktivistlerden Luca Poggi, yaptığı açıklamada, bu sefer önceki sefere göre çok daha fazla kötü muameleye maruz kaldıklarını ifade ederek, “Geçen sefer aşağılanmıştık ama yine de sağlam dönmüştük. Bu kez kelimenin tam anlamıyla kemiklerimiz kırılmış halde dönüyoruz” dedi. Poggi, İtalyan hükümetinin olaylara yaklaşımını eleştirerek, “Onların başka öncelikleri olduğunu biliyoruz. Soykırımdaki suç ortaklıklarını gizlemeye devam etmeleri açık. Bizim bu mücadeleyi sürdürmemizin nedeni, özellikle İtalyan ve Avrupa hükümetlerinin suç ortaklıklarını ifşa etmektir” şeklinde konuştu.
Gazze’deki soykırım sona erene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Poggi’nin ardından, aktivist Martina Comparelli de duygularını dile getirdi. Comparelli, “Bu, benim için bir onur meselesi değil, yapabileceğim bir şeydi. 80 yıldır bu mücadeleyi veren insanların yanında olabilmek benim için bir görevdi” dedi.
İsrail’in kendilerini hukuksuz bir şekilde alıkoymasıyla ilgili olarak Comparelli, “İnsanları teknelerden alıp, kendi gemilerine götürüyorlar. Bütün eşyalarımızı alıp, sadece numaralı bir bileklik veriyorlar. Bize şiddet uygulayıp, sonra bırakıyorlar. Ne olacağını bilmiyorduk” değerlendirmesinde bulundu.
Aktivist Marco Orefice de, “Onlarca yıldır, yüz binlerce Filistinliye yaptıkları şeyi bize de yaptılar. Bu sefer belki daha görünür oldu çünkü yaşadıklarımızı canlı yayınlayabildik. Ne yazık ki, bu şiddet Filistin halkının günlük yaşamının bir parçası. İşkence, istismar, açlık; bunların hepsi bizlere korku salmak ve hayatımızı tehlikeye atmak için yapıldı” dedi. Orefice, uluslararası sularda kaçırılmalarının ardından tıka basa dolduruldukları bir konteynere konulduklarını ekledi ve “Soğuktan korunmanın tek yolu, birbirimize sardalya gibi yakın durmaktı” ifadelerini kullandı.